Detay, ayrıntı, teferruat… Üçünün
de manası aynı… Hangisini kullansam daha çok dikkat çekerim diye düşünmeden
teferruatla başlamıştım ama kişilerin önyargıları yüzünden, bazen dilimizde aynı
anlama gelen birçok kelimenin olması beni kızdırıyor. Kelimeleri bile
sahiplenmişler. Detay desen şucu, teferruat desen bucu oluyorsun. Derken asıl
konuşacağın meseleyi unutuyorsun. Ben hepsini kullanıyorum. Eski-yeni ayırmadan
tüm sözcükler benimdir, o kadar diyerek şucu ve buculara meydan okuyorum. Daha az önce aynı paragrafta hem “kelime”yi
hem “sözcük”ü, hem “anlam”ı hem “mana”yı bir arada kullanmanın zevkini
yaşıyorum ve şu anda daha konunun başında böyle bir detaya takıldığım için kendime
kızıyor, dişlerimi sıkıyorum.
Bu kız sonunda sadede gelir. Teferruata
takılmak hayatta en iyi becerilen şeylerden biridir. Bütün azılı problemler de bu
beceri sayesinde yakalara yapışır. Uykusuzluk, asabiyet, şüphecilik, umursamaz tavırlar, sarkastik davranışlar, olur
olmaz hırçınlıklar, yersiz saplantılar, sayısız depresif haller…