8 Aralık 2013 Pazar

Yılın İlk Karı ve Ankara'dan Kar Manzaraları...

Ankara'nın kışından, karından, ayazından büyük bir merhaba,
Facebook sayfamda paylaştığım bir duvar yazısıyla giriş yapalım : )




Dün başkentimize bu kışın ilk karı yağdı...
Annemler bizde olduğu için Erdem'i evde onlarla bırakıp gece geç saatlerde eşimle
 koşa koşa dışarı çıktık : )
Daha apartmandan çıkmadan önce çocuklar gibi heyecanlanmıştım :)
Kar görmeye giden masum blogger : )






Bazıları, özellikle de Türk medyası, kar için beyaz çile, beyaz afet, beyaz kabus gibi benzetmeler yapsa da
 ben karı çok severim. 




Biraz zordur kar ama rahmettir, berekettir.
Toprağı  ve bitkileri donmaktan korur ve onları nemli tutar.
Yeraltı sularının temel kaynağıdır kar...
Barajları doldurur, enerji kaynağıdır aynı zamanda...
Ve daha sayamayacağım bilinen bir sürü bilimsel faydası vardır...




Evimizin hemen altındaki koşu yolundayız.
O sırada kesilmiş olan karı yapay yollarla tepeme yağdırmanın hazzını yaşıyorum : )




Aşağıdaki kareden 3-4 saatten önce burası bomboştu.
Allah'ın hikmeti...
Büyür bir mucize kar...




O bankta oturmasam olmaz : )
Bu arada ayağımdaki botlar tam 10 yıllık.
Çalışmaya ilk başladığım yıl,  23 yaşında ve bekardım onları aldığımda... : )
İlk maaşımla aldığım için değerlidirler...
Sadece kar yağdığında giyerim, belki de bu yüzden hiç eskimezler :))




Çıkmışken arabaları da temizleyelim dedik : )
Bu benimki... Bundan sonra temizlenmesi gereken iki araba daha var.
2.si babamın arabası, biraz sonra göreceksiniz.
Ertesi sabah gidecekleri için akşamdan onu da temizleyelim dedik.
3.sü de eşime iş yerinden verdikleri araç... Üç araba sonunda profesyonel kar temizleyicisi olduk : )




Karda romantizm olmadan olmaz tabii ki : ))
Romantizm ve kar demişken Sezai Karakoç'a ait en sevdiğim "Kar Şiiri"ni de paylaşmam lazım sizinle....

Karın yağdığını görünce 
Kar tutan toprağı anlayacaksın 
Toprakta bir karış karı görünce 
Kar içinde yanan karı anlayacaksın 

Allah kar gibi gökten yağınca 
Karlar sıcak sıcak saçlarına değince 
Başını önüne eğince 
Benim bu şiirimi anlayacaksın 

Bu adam o adam gelip gider 
Senin ellerinde rüyam gelip gider 
Her affın içinde bir intikam gelip gider 
Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın 

Ben bu şiiri yazdım aşık çeşidi 
Öyle kar yağdı ki elim üşüdü 
Ruhum seni düşününce ışıdı 
Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın





Babamın arabasını temizlemeden önce : )




Sahibi olmayan bu kalbe benim canım arkadaşım Kokoş sahip çıktı.
O yüzden üzerinde onun isminin baş harfi var : )




Bunu bir film setinin kamera arkası görüntülerine benzettim. : )
Arabanın üzerindeki yolda kalan vatandaşa yardım etmeye çalışan eşim : )
Arabaya çarpılan dublörler var ya, onlara benzemiyor mu sizce de : ))
Ona da söyledim, dublörlükte çok para var diye...
 Düşünmek lazım, girişimci olmak lazım :)))




Dün geceden son kare...




İnsan çocuğu olunca ve onsuz eğlenince vicdan azabı çekiyor. :))
Bugün de Erdem'imle çıktık dışarı...
Erdem bebekliğinden beri her kar yağdığında istisnasız karla böyle buluşuyor... : )




Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü modundaydım bugün : )))
Yeşil başörtüm de halacığımdan hediye...




Mısır patlağı dişleri ve yeni şapkasıyla kuzucuğum :)))




Babasıyla kapıda karşılaştık.
Planda eşim yoktu :)) Pazar pazar işi çıkıp, sabah erkenden işe gitmişti.
Kaderde baba-oğulun beraber kartopu oynaması varmış demek ki...




Son zamanlarda aldığım kiloları yüzüme vuran bir fotoğraf bu : )




Bir taraftan Erdem cephesinden gelen kartopları, bir taraftan rüzgar...
İşim zor :)




En çok benimle uğraştı   : )))
Dün gece onu çıkarmadım ya öcünü aldı velet : )




Dondu minik elleri yavru kuzumun :(




Baharda, yazda, karda, kışta daha nice mutlu günlerimiz olsun yavrum benim...




Haydi görüşmek üzere...
Sevgiler...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )