1 Kasım 2013 Cuma

Ikea'da Bir Hafta Sonu...

Geçtiğimiz hafta sonu evin bazı eksikleri için  Nata Vega AVM ve Ikea'daydık.
Hastalığımdan dolayı  yazmam biraz zaman aldı.

Teflon yemek tenceremin içinde bir iki tane delik çıktığı için 
doktorların tavsiyesine uyarak yeni tencere alma girişimiydi bu alışveriş : )
Bildiğiniz gibi ufacık teflonlardaki ufacık döküntüler bile kanser yapan zehirler üretiyor.

İlk durağımız Karaca oldu. 
Çünkü Nata Vega'da Karaca'dan başka tencere-tava satan bir dükkan bulamadık : )




En çok alttaki fotoğraftaki  güveç tipi tencereyi beğendim ama takım halinde satılıyordu.
Benim tek bir tencereye ihtiyacım vardı.
Gereksiz alışveriş ve israfa da lüzum yoktu.
Uygun fiyatlı seramik tencere takımı içinse üst fotoğrafın sağ alt köşesindeki takımı tavsiye edebilirim.



Siyah takımı sırf sizler için inceledim : )
İçi seramik, dışı teflon kaplamaydı.
İlginç bir tasarımdı, ilk defa dışı teflon bir tencere gördüm : )




Oğluşum o akşam kendini çok yorgun hissediyordu.
Hep beraber sarılışarak yürüdük :))





Burası Tefal...
Pek çok kişinin vazgeçilmezi olan bu marka ile benim pek işim olmaz.
Tefal'den sadece Actifry'ı kullanıyorum, başka da hiçbir şeyini almadım.
Tencere tavacı bulamadığımdan bir bakayım dedim.
Bir tane seramik tencere vardı, onun da fiyatı diğer iyi markaların dört katı kadardı.






Sonunda aradığım tencereyi bana annem buldu.
Kalite desen kalite, renk desen renk, makul fiyat desen makul fiyat...
Hiç kaçırma hemen al dedim.
Bize gelirken tencerem de beraberlerinde geldi : )
Tencereyi görmediğim halde annem turkuaz der demez, kanım kaynamıştı. : ))
Turkuaz sevgimi ve ne kadar çok turkuaz eşyam olduğunu burada sizlere anlatmıştım.
Hatırlamak isteyenler buraya tıklasın.






Tencere işi hallolunca salonumuz için lamba bakmaya geldi sıra...
Geçen yıl Leroy Merlin'de çok fazla lamba çeşiti gördüğümü hatırlayınca lamba almak için Ikea'ya gitmeyi bekledim. Oraya bakmadan almayacaktım.







Erdem'imin yorgunluğu hasta olacağının işaretiydi.
Gördüğü her yumuşak yere kafasını koyuyordu : (






Lambaların bulunduğu reyonda o kadar çok havalara baktım ki
boynumdaki fıtıklar "yeter bee" diye isyan edecekler, boynum tutulacak diye çok korktum : )






Salona lamba ararken koridor için aşağıdaki fotoğraftaki beyaz lambayı beğendim önce.
Almak istedim.
Sonra içime sinmedi vazgeçtim : )






Siyah sevenler için...






Umudumu tüketmek üzereyim...
Aradığım salon lambasını bulamıyorum.
Kara kara düşünmekteyim : )






Sonunda çok da bayılmasam da bu üç top lambayı beğendim.
Öyle şanslıyımdır ki bundan da hiç kalmamış.
Görevli bayan teşhirdeki lambayı alabileceğimizi söyledi.
Bir ampul takıp nasıl ışık verdiğine bakalım dedim.
Bunun imkansız olduğunu söyleyince teşhirdeki ürünü almak da içime sinmedi.
Anlayacağınız salonum yine lambasız kaldı :(





Bari koridora bir lamba alalım diye düşündüm.
Japon feneri lambaları nerede görsem hoşuma gidiyordu.
Koridor için kablosuyla beraber siyah beyaz bir Japon feneri aldık.
1,5 ay önce taşındığım eve halılarım yetmedi.
Özellikle koridorda bazı yerler açık kaldı.
Ayağım boş yerlere bastıkça üşüyor, kışın gelmesinden korkuyordum.
Biraz ilerideki halılar koridor halımızın rengine uygun ve şıktı.
Ebatları boş kalan yere tam gelir diye düşündüm ama nasıl büyük bir koridorsa yine de boşluk kaldı.






Halıımız, Japon fenerimiz ve arabadaki hasta koca bebeğimizle kasadayız.





Leroy Merlin'den çıkıp acilen Ikea'ya gitmemiz lazımdı.
Çünkü Semra Teyze'lere almayı planladığım bir hediye vardı.
AVM'nin kapanmasına da son 45 dakika kalmıştı.
Kapanacak diye endişeliyim.
Bir daha kim gelecek buralara... : ))





Üç boyutlu resim üzerindeyiz.
Uçurumdan denize düşmek üzereyim : )
Oğluşum kurtarıyor. : )







İkea'da çok hızlı hareket etmek ve ivedilikle dolaşmak durumunda olduğumuz için
 fotoğraf çekme fırsatım olmadı.
Bu yüzden aşağıdaki fotoğrafı size açıklamam lazım... : )
Üst sağdaki kırmızı lambayı önceden görmüş, Semra Teyze'min yeni evinin mutfağına girince
 o lamba burada olmalı diye düşünmüştüm.
Kırmızı-beyaz mutfak dolaplarına bu şirin kırmızı lamba çok yakışacaktı.
Orada fotoğrafını çekemediğim için bu fotoğrafı da internetten buldum. : )
Eve gelince de paketli olduğu için açıp fotoğraflayamadım tabii.
Artık nasıl olduğunu Semra Teyze'lerin mutfağına asınca gösteririm size. : )

İkea'ya gitmişken sağdaki sarı Japon fenerini de kendi mutfağıma aldım.
Ama mutfağı karanlık gösterdi.
O yüzden başka bir odaya almayı düşünüyorum.
Soldaki de yukarıda bahsettiğim Leroy Merlin'den aldığım siyah-beyaz Japon feneri.
O yerine çok yakıştı, çok sevdim.






Koşturmaktan içim yandı. Dondurma yemek için de bir 10 dakika kaldı : )






Bu alışverişten sonra iyi ki bu kadar gezmişim dedim.
Neden mi?
Erdem aynı gece ateşlendi.
Sabaha kadar ateşini düşürmeye uğraştık.
Sabah olduğunda o iyiydi, bu kez de ona bakarken ben üşütmüşüm.
O gün bugündür ağır bir şekilde grip geçiriyorum.
Tam 5 gün oldu.
Hastalığın sonlarına yaklaştığımı hissediyorum.
Öyle olmasa bu postu da yazamazdım değil mi?
Ancak bugün elde kolda derman bulabildim.
Umarım beğenmişsinizdir.
Ve umarım işinize yarayan bilgiler vardır içerisinde...
Görüşmek üzere...
Sevgiler...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )