21 Ekim 2013 Pazartesi

Kurban Bayramı 4.Gün (Eski Plaklar)

Bu bayram 45'lerden 70'lere kadar nostalji dolu dakikalar yaşadım.
Bayramın 3. günü eşimin teyzesinde gördüğüm birbirinden ilginç antikaları burada anlatmıştım.
Bayramın son günü de daha önce evini gezdiğim blogda da buraya yazdığım 
Çağlayan Abi ve Turcihan Abla'yı ziyarete gittik.
Bu tatlı çiftin evini hatırlamak isteyenler buraya tıklayabilir.

Biz bayram gününe dönelim bir an önce...
Evlerini ilk ziyaret ettiğimde balkonun dekorasyonu tam olarak bitmemişti.
Evdeki diğer misafirler gittikten sonra beni balkona götürdüler.

Balkonun mutfaktan görünümü... : )


Önce şark odası şeklinde döşenmiş balkonumuzu geniş çekimlerle görelim...
Evimizin kızı ve Erdem genel çekim fotoğraflarımızı süslüyor.





Orta sehpayı süsleyen bal kabağı bir kaç gün içinde kabak tatlısı olacak : ))




Hemen detaylara geçiyorum.
Sol üstte (ortadan zincirle bağlı olanlar) bizim Çankırı yöresine ait, içerisine peynir yapılan ve
adına tepme denilen kapları görüyorsunuz. 
Güğüm ve terazi de onlara babalarından kalmış.
Desenli semaver hakkında hiç konuşmadık. Semaver işte : ))
Aşağıda bir pikap ve işlenmiş bakırlar...





Detaylarda yine el sanatları görmek mümkün...





Geldik asıl konumuza... : )
Çağlayan Abi tam bir eski plak tutkunu...
Koleksiyoner de diyebiliriz.
Zira pop müzikten sanat müziğine kadar farklı türlerde plakları var.
Onları pikap ve gramofonda dinlemekten büyük zevk alıyor.





O kadar çok plak vardı ki...
Zeki Müren'e ait birkaç tane plak, 
Ümit Besen, Sezen Aksu, Emel Sayın plakları aklımda kalanlardan birkaçı...




Eski plaklar eşimin de bir hayli ilgisini çekti. 
Çağlayan Abi de heyecanla ona plaklarını anlatırken kendinden geçiyordu sanki : ))




Onlara hayran hayran bakıyor. Gözünden bile sakınıyor.




Hadi takalım pikaba bir tane plak, dedi. 
Biz seçim yapmakta zorlandık tabii.




Sonra bir adet Sezen Aksu 45'liği taktık.
Eskiden teypten dinlediğim Sezen şarkılarını pikaptan dinlemek farklı bir duyguydu.




 Eşim Çağlayan Abi'den plak pikaba nasıl takılır,
plakların üzerindeki çizgiler neyi ifade eder gibi soruların cevaplarını aldı. : ))
Onun plaklara bu kadar ilgi göstermesine hala şaşırıyorum. : )




Çağlayan Abi plaklarına titizlikle bakıyor.
Onları özel fırçasıyla temizliyor.
Zaman zaman yüksek ücretler teklif ederek satın almak isteyenler çıksa da
Çağlayan Abi asla satma taraftarı değil...
Bunları belirteyim de "yok şu kadar vereyim bana satsın" gibi tekliflerle gelmeyin yani : ))




Bu pikabı da yeni almış.
Daha teknolojik bir şey olduğu belli zaten...
Ancak bozuk çıktığı için kullanamamış.
Tamir edilmeyi bekliyorlar.




Evinin salonunu da kocaman bir gramofonun süslemesine hiçbiriniz şaşırmamışsınızdır.
Bu evin her odasında bir gramofona rastlamak mümkün desem abartmış olmam. : )
Diğer odaları buraya tıklayarak görebilirsiniz.




Ziyaret bitip evimize dönerken Çağlayan Abi Erdem'in eline bir poşet tutuşturdu.
İçinden ne çıktı hadi tahmin edin. : ))




Onlardan geldiğimizden beri Erdem'im odasının baş köşesine koyduğu
 minik gramofonunun başından ayrılmıyor.
Müzik kutularından çıkan melodilere benzer müzik de çalıyor. 




Bir bayram da böyle geçti, gitti işte...
Allah hepimizi nice hayırlı bayramlara ulaştırsın.
Sevgiler...






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )