24 Eylül 2013 Salı

Ayşe'min Kına Gecesi

Bundan 9 ay önce nişanını burada sizlerle paylaştığım kuzenim Ayşe'nin kına gecesinde tüm kuzenlerle ve akrabalarla bir araya geldik. 
Taşınma mevzuları yüzünden gecikmeli de olsa yazıyorum. 
Bol fotoğraf olduğu için sizleri yazılarla boğmak istemiyorum : ) Tek kelimeyle muhteşem bir geceydi. Rengarenk, ışıl ışıl, pırıl pırıl bir kına gecesine gitmeye hazır mısınız? :) 

Bu arada blogdaki postlarımı düzenli olarak Facebook sayfamı buraya tıklayarak beğenip takip edebilirsiniz.

Yakın tarihte kına gecesi planları olan gelin adayları, orijinal kına gecesi fikirlerinin yer aldığı bu postu okuyunca bana dua etsin lütfen :))

 Kuzenim uzun araştırmalardan sonra Ankara'nın restore edilen tarihi mekanlarından Hamamönü'ndeki Kına Konağı'nı seçmiş, çok da iyi yapmış. 
Erkek sineğin bile giremediği mekan bütünüyle kına gecesi konseptine uygun olarak dizayn edilmiş.




Önce Kına Konağı'ndan detaylar...
Kıyafetler için biraz daha sabredin :))



Kına Konağı'nın egzotik atmosferi ve davetlilerimiz... : )




Ve Erdem... :))




Gece boyunca self servis semaver çayı ücretsiz...
Doya doya için. :))
Tabii oynamaktan çay içmeye fırsat bulursanız :))




 Kına geceniz kış mevsimine denk geliyorsa iç mekan kullanabilirsiniz.
Biz burayı fotoğraf çekimlerimiz için kullandık. :)




 Mini pizza, poğaça, kurabiye ve kuru pastalardan oluşan menümüz...
Burası mekanın mutfağı, bu bayanlar da personel...
İkramı da onlar yapıyor.





Rengarenk, janjanlı kutularda konuklara dağıtılan kınalarımız... :))






 Genç kızların ellerine alacağı mumlar ve kına yakılan ellere geçirilecek güllerimiz... :))






Kına gecelerinin olmazsa olmazı kuruyemişler kırmızı tüller içinde...





Ben diyim Kleopatra, siz deyin Hürrem Sultan...
Bir gelin bu kadar mı güzel olabilir? 
Valla billa kendi kuzenim diye söylemiyorum.
Gözlerimi alamadım ondan... Tek kelimeyle mükemmeldi.
Tüm post boyunca gelinimizi tam olarak göremeyecek, bu fotoğraflarla yetineceksiniz...





Gelelim kimler, ne giymiş kısmına :))
Tabii ki önce zat-ı alimden başlayacağım. :p
Zümrüt yeşili saten elbise ile gold şalı birbirine yakıştırdık.
Yakıştırdık diyorum çünkü bu seçimi arkadaşımla yaptık. Malum ben pek anlamam bu işlerden. : )
Kıyafet seçimi, kombin ve bu düğünle ilgili her konuda
bana yardımcı olan canım arkadaşım Kokoş'a teşekkür ediyorum.
Geçenlerde evine gitmiştim.
Hatırlamak isteyenler buraya tıklayabilir.






Gelinin kızkardeşleri, damadın baldızları ve benim diğer güzeller güzeli kuzenlerim... :)
Turkuaz ve pembe renkleri ve tüm güzellikleriyle görenleri kendilerine hayran bıraktılar.






Hiçbirimiz oyundan anlamıyoruz. Küçük kuzenlerden biri hariç...
Geceyi aldı götürdü :)) Pisti hiç boş bırakmadı.




Abiye kıyafet arayışı içinde olanlara iki öneri daha...
Soldaki bu kına gecesinde büyük emekleri olan kuzenim...
Sağdaki sarı siyah elbiseli olan hanımefendi ise damadın kız kardeşi, 
 duru güzelliğiyle geceye damgasını vuran gelinimizin görümcesi... :))





Artık kına yakma safhasına geçelim. 
Daha sonra kıyafetlere kaldığımız yerden devam ederiz.
Kına yakılmadan önce gelin hanım kostümünü değiştirerek kırmızı bir bindallı giydi.




Gecede benim görevim fotoğraf çekmekti her zaman olduğu gibi... :))
Küçük kuzenin görevi de kına tepsisini taşımak... :))





Su perisi gibiydi Ayşe'm...
Tabii ki her gelin gibi kına yakılmadan önce altınını almadan o da elini açmadı. :))




Kına yakıldıktan sonra nörolog doktor damadımız,
kendisinden beklemediğim bir romantizmle duvağı açıp gelini alnından öptü.
Unutamayacağım anlardan biriydi, çünkü ben nedense sayısalcıların romantik olamayacağını düşünürdüm hep. Bu ön yargımı yok ettiği için damadımızı tebrik ediyorum :))
Aslında nişanda gül motifli pastasıyla da gözüme girmişti. Nişan pastası ve nişanlarının tüm ayrıntıları için buraya tıklayabilirsiniz.





Damadımızı oynuyor sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. :)
Kına yakıldıktan sonra az da olsa gelinle beraber oynamasını istedik.
Oynamam diye tutturunca hemen damadın kulağına fısıldadım.
"Benim eşim de senin gibi oynamam diye inat etti, evlenirken eşimle oynamadığım için içimde kaldı. Aklıma geldikçe üzülürüm. Ayşe de ileride üzülebilir" deyince değerli eşine kıyamadı.:))
En azından bir iki kare fotoğraf çekecek kadar yani toplam da 15 saniye kadar ellerini kaldırdı. :))

Hakikaten kına gecesinde  eşim de benimle oynamamıştı.
 Düğünümüzde oyun zaten yoktu, ben hala kızarım ona...





Eşimin kokusundan nefret etmesine rağmen ben de az da olsa kına yaktım.




Bir iki gelin damat fotoğrafıyla devam edelim.
Şu anda balayı tatilindeler... Umarım okuma fırsatı bulur, o geceyi yad ederler :)



Damadımız tüm davetliler gibi eşine tekrar hayran oldu.




Ben ve siyah kıyafetiyle küçük kuzenim elbiselerimizin tadını çıkarıyoruz. :))




Yine kuzenler... Ben de kuzen çok maşaallah... :))




Minderleri de fotoğraflarımızda kullanmasak olmazdı... :))
 Kişisel Facebook hesaplarımızda ortamı Muhteşem Yüzyıl setine benzetenler oldu.
Sizin yorumunuz ne olur bilemiyorum tabii...





Toplu hatıra fotoğraflarından...

Sağdan sayıyorum. Sarı kıyafet içinde görümce, gri elbisesiyle gelinin kayınvalidesi, mor elbisesiyle gelinimiz, kırmızı kombiniyle elinin annesi yani yengem ve yine gelinin kızkardeşleri...





Küçükten büyüğe tüm kuzenler yine bir aradayız.
Küçüklüğümüzden beri her ortamda mutlaka bir arada toplu fotoğraf çektiririz.





Topuklu ayakkabıyla sürekli ayakta durup fotoğraf çekmekten ayaklarımın iptal olduğu an... 
Kara sular indi desem yeri... Çıkarmak zorunda kaldım.




Nasıl olsa bir çok kişi sonuna kadar okumaz diye postun sonunda birazcık bahsetmeye karar verdim.
Aslında o gece benim hayatımın en korku dolu gecelerinden biriydi. 
Bakmayın öyle göründüğüme...
Özellikle gecenin başında bir süre olaya konsantre olamadım.
Kına gecesine giderken bir dolmuşun direksiyonu önüme kırmasıyla ani fren yapıp yeni aldığım arabamla :( trafik kazası yaptım. Ulus'un en işlek caddelerinde köprü üstünde trafiğin ortasında 150 metre kadar zikzak çizen arabayı sonunda köprünün bariyerlerine çarparak durdurabildim.
Bu benim ilk kazam... İnşaallah son olur. Gerçekten çok ürkütücüydü.
Merak edenler için ben ve arabadaki herkes gayet iyi...
Arabanın da pek bir şeyi yok. Sadece ön tampondan hasar aldı.
O kazaya göre bu sonuç bir mucizeydi.
Verilmiş sadakam varmış, lütfen bana dua edin.
Nazar mı değiyor nedir :(

 Bir dahaki postta bu kına gecesinin düğünü olacak...
Beklemede kalın...

Blogumun Facebook sayfasını buraya tıklayarak beğenmeyi de unutmayın.

















4 yorum:

  1. Çok güzel bir yermiş bende kına gecesi için yer arıyorum ve makul fiyatlı olsun istiyorum acaba ne kadara tutmuştunuz hatırlarmısnız ki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef... İnternette siteleri mevcut sanırım. Görüşebilirsiniz.

      Sil
  2. Merhaba birşey sormak istiyorum. Ben burayı çok beğeniyorum ve burda yapmak istiyorum kına gecemi. Ancak kadınlar burdayken erkekler napıyor. Yani sizde erkekler için nasıl birşey düşülünmüştü. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkekler evde takılmışlardı. : )

      Sil

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )