1 Ağustos 2013 Perşembe

İftarda Ümitköy-Güllüoğlu Kebapçısı'ndayız !

Merhaba,
Dün akşam iftarda evimize uzak bir yerde, Ankara'yı bilmeyenler için söyleyeyim;
 şehrin biraz dışında ama gelişmiş bir yer olan Ümitköy'deydik.



Şimdiye kadar sadece baklavalarıyla tanıdığım Güllüoğlu'nun
bir kebapçısı olduğunu da böylece duymuş oldum.
 İlk dikkatimi çeken şey estetik görünümüyle gözlerimizi okşayan
çam ağaçlarındaki fener görünümlü lambalardı.




Kapalı ve açık restoranı çok büyük bir alan üzerine kurulmuş olan Güllüoğlu Kebapçısı'ndaki iftar yemeğine  20 kişilik bir grupla katıldık.
İkinci gelen biz olduk, bu da bizim henüz boş olan masamız... : )



Bizim masa sizin de gördüğünüz gibi bahçedeydi.
Bahçeye girer girmez etrafta keskin ve güzel bir koku farkettik.
Ayrıca tüm masalardan dumanlar yükseliyordu.
Yerime oturduğumda her masaya sık aralıklarla yanan kahve tabakları yerleştirdiklerini gördüm.
Kahve yakmak hem güzel koku veriyormuş hem de sinek, böcük gibi hayvanatın masaya yaklaşmalarını engelliyormuş.
İlk defa duyduğum için böyle uzun uzun anlattım. Umarım kimse bilmiyordur.
Herkesin bildiği birşeyse bildiğin rezil oldum :)))


 

 Gariban bloggerınızın sessizliğini, mutsuzluğunu, açlığını yansıtan bu fotoğraf eşi tarafından çekilmiş.
Peki nereye bakıyor böyle acı acı?? Az sonra... : ))





Oruçlu bir insanın önüne koyulabilecek en son iftariyelik olsa gerek...
Allah'ım o ezanlar okunmak bilmedi sanki...
Nefis terbiyesi diye ben oruçken bu kırmızı şaheseri seyretmeye derim... :)









İftar öncesinde ilahiler, ezgilerle ruhumuzu besleyen canlı müzik grubu iftardan sonra
 Türk Sanat Müziği söyledi.




İftar menüsündeki iki ana yemek alternatifi kuzu tandır ve karışık kebap idi.




Ayıp olacak ama orkideli lavaboları paylaşmasam olmazdı. :)




Gelelim Erdem'e...
Bizim masamızın hemen yakınındaki çocuk parkından bir an olsun gelmedi.
Ayağına yemek götürdüm. Anayım ben anaa :))

Büyük bir park ve çocuklarınız sizi hiç rahatsız etmiyor. O açıdan da beğendim burayı...





Güllüoğlu Kebapçısı tatlısı ile olduğu kadar kebapları ile de kaliteli, tertemiz, pırıl pırıl bir yer...
Yalnız aklıma takılan bir nokta oldu.
Onları da söylemeden geçemeyeceğim.

(Bu fotoğraf Güllüoğlu'nun kendi sitesinden alınmıştır.)


Biraz hassasiyet!
Tüm çalışanlar kurumsal kıyafetler giymiş. Bu çok müspet bir ayrıntı tabii ama
en azından bayan çalışanların kıyafetlerinde Ramazan'a özgü bir değişime gidilebilirdi.
İnanmazsınız diye fotoğraflarını çekip burada gösterecektim ama yakışmaz diye düşündüm.
İstisnasız hepsi süper mini etek giymiş. 
Kişisel tercihleri olduğunu sanmıyorum. 
Dediğim gibi hepsininki de aynı renk, aynı kumaş ve aynı boydaydı.
Güllüoğlu'ndan biraz Ramazan duyarlılığı beklerdim.

Onun haricinde gerçekten her şey bir harikaydı.
Postumuzu da Güllüoğlu'nun tarih kokan tatlı köşesiyle bitirelim.




Bir başka iftarda başka bir mekanda görüşmek üzere... :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )