23 Temmuz 2013 Salı

Yeni tutkum; Ferace :)) Hacı Bayram'dayız...

Geçtiğimiz hafta sonu bizim için o kadar dolu geçti ki size anlatacaklarım da birikti. 
Gittiğim yerlerde bol bol fotoğraf çektim ki siz de belki Ramazan'dan önce değerlendirmek istersiniz diye... Bundan sonra hazırda bekleyen iki post daha olduğu için uzun uzadıya yazı yazmayacağım. 
Cumartesi günü annem iftara davet etti.
Aynı gün iftara gitmeden önce Hacı Bayram-ı Veli'ye gittik.
Sebebi son zamanlardaki aşırı ferace isteğim...
Orada bulabileceğimi söylediler. Ben de Cumartesi'yi değerlendirelim istedim.


Buradaki evler belediye tarafından restore ediliyor. Her yer inşaat... Park yeri bulmak çok zor...
Bir tane ücretli otopark var. Orada bile zor yer bulunuyor.
Her şey bittikten sonra ortaya harika bir alan çıkacağa benziyor.


Girişte bizi ilk karşılayan bakır züccaciye ürünleriydi.
Zemzem suyu takımı, şekerlikler, gülsuyu kabı gibi...




Restorasyonunun tamamlanmasına beş kala muhteşem bir yapı... :)




Ve benim hayatımdaki en önemli iki erkek de tabii ki yanımda... :)
 Arkalarında Ankara Kalesi manzarası vardı.






Biraz ilerideki yeşil alanda Ankaralıların iftarı beklediğini gördük.
Böyle manevi bir ortamda yeşillikler üzerinde piknik yaparak iftar açmak için beklemenin mutluluğunu inanın gözlerinden okudum.






Yine girişteki derme çatma dükkanlarda feraceden çok namaz kıyafetleri gördüm.
Bunu giydim, çok beğendim ve aldım. Gerçekte fotoğraflarda durduğu kadar kötü durmuyor. :)
Özellikle tesettürlü olmayıp namaz kılan bayanlar için çok kullanışlı ve pratik...
Çok hafif ve buruşmadığı için katlayarak çantada yanlarında taşıyabilirler.





Başkentin manevi gücü Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri için de dua ettik.
İftara geç kalmamak için türbeye giremedik.
Erdem çok merak etti içeriyi...Bir daha ki sefere görecek kısmetse...





Cami avlusunda Beyaz TV'nin iftar programı hazırlıklarına rastladık.





Bu çeşmeler yeni yapılmış.
Kısa bir süre sonra bu musluklardan Osmanlı şerbeti, limonata ve ayran akacakmış. :)



  
Dinlenme zamanı...
Tam şöyle değerli eşimle birlikte hoş bir fotoğraf çektirelim derken telefon geldi :)
Sinirlendim ama çaktırmadım :)





Namaz kıyafeti almama rağmen hala bir ferace bulamamanın üzüntüsünü yaşıyordum.
Erdem'in "dürbün dürbüüünnn" naralarıyla kendime geldim. :)
1 TL karşılığında Ankara'yı izleyebiliyorsunuz.




Veee işte girip 398309435 ferace denediğim bahtsız dükkan... :))






Sonunda buna karar verdim.
O kadar rahat bir şey ki herkese şiddetle tavsiye ederim.





Aynı mağazadan bir görüntü... :)






Gri pembe yıldızlı namaz kıyafetinde de çok gözüm kaldı.
Yakndan daha şirin görünüyordu.
ı




Bazen misvak kullanırım ve kullandıktan sonra koyacak yer bulamazdım.
Bunlardan da bir çift aldık.







Peygamberimizin mührünün işlendiği bu gümüş yüzüğü de çok beğendim ama eşime aldıramadım. Fiyatını yüksek buldu.
4 gün sonra doğum günü, acaba bunu mu alsam hediye olarak...
Bir taraftan da çok beğenseydi kendi alırdı diye düşünüyorum.
Çok fazla yüzük takı seven bir adam değildir.
O yüzden riske de atmak istemiyorum.







Evet eşim takı sevmez ama ben çok severim. :)
Son olarak kendime lale desenli bu kolyeyi hediye ederek dükkandan da Hacı Bayram-ı Veli'den de koşar adımlarla uzaklaştık.






Mağazanın sahibi Muhammet Abisi Erdem'e gül kokulu çocuk seccadesi hediye etti.
Bir de zemzem suyu aldık ve doğru annemlere gittik.
Annemin benim için yaptığı mantısı, eşim için yaptığı fırında karnıyarığı, Erdem için yaptığı pilavı ve hepimiz için yaptığı revani tatlısı anne tadındaydı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )