8 Mayıs 2013 Çarşamba

Nihan'la Okuma Bayramı Alışverişi

Çok yoğun ve yorucu bir gün geçirdim bugün... Şu an ciddi anlamda ayaklarım şişmiş durumda ve özellikle sol ayağım inmiyor. 8. sınıfların yıllıkları için kepli fotoğraf çekimi vardı okulda. Onlarla ilgilendim. Tam 6,5 saat sürdü. Nadiren oturabildim. Bitince biraz nefes aldım, sonra zaten hemen  akşam oldu. 



İş çıkışında da Nihan'la çocukların okuma bayramı için öğretmenin belirlediği kıyafetleri almaya gittik. Yorgunluktan mı neden bilmem başımıza gelmeyen kalmadı.: ) Kendime de ayakkabı almam gerekiyordu ama önce çocukların kıyafetlerini alalım sonra kendimize bir şeyler bakarız dedik. Koton'un yolunu tuttuk.  Bu arada 1. sınıf velisi olmak çok zor. 23 Nisan'ı, okuma bayramı derken masrafların sonu gelmiyor. Çocuk kıyafetleri de çok pahalı maalesef. Bir atlatsak da kurtulsak, inşallah 2. sınıfta böyle masraflar olmaz. Tek temennim bu : )


 


Mağazada çok rahat iki saatimiz geçti. Çünkü geldi denilen kıyafetler tam olarak gelmemiş. Bedenler çocuklara uymadı. 6-7 yaşa göre gömlek Erdem'e çok dar geldi. Taha'ya da 7-8 yaş tam oldu. Keten gömleğin çekme ihtimalini de düşündüğümüzde Erdem'in o gömleği bir daha giymesi imkansızdı. Satış görevlisi daha sonra gelmeniz gerekiyor deyince çok sinirlendim. Bir ara kabinin kapısına iyi bir yumruk attığımı hatırlıyorum. Satış sorumlusu bayan bir kaç defa 7-8 yaş gömlek bakmaya gitti, ben peşinden gittim. Oradan oraya koşturduk ama nafile... Biraz sonra satış sorumlusu bayan elinde 10 yaşa göre gömlekle geldi. Bir deneyin belki olur diye... : ))) 10 yaşın Erdem'e büyük geleceği aşikar olduğu için ben denemedim bile, üstelik biraz daha sinirlendim.Yoktu. Halime acıyan sevgili arkadaşım Nihan, ben 10 yaşı Taha'ya alayım, sen de 7-8'i Erdem'e al dedi. Taha Erdem'den bir beden büyük giyiyor. Yine gömleğin keten olduğunu ve yıkanınca çekeceğini  düşününce Taha'ya tam olma ihtimali beni biraz mutlu etti. Ama ya çekmezse ve çocuk okuma bayramında kendisinden 3 yaş büyük gömleği giymek zorunda kalırsa diye de endişelendim. Satış görevlisi bayanın da gömlek çeker demesi üzerine rahatladık. Sonunda kararımızı verdik. 10 yaşı aldık valla Taha'ya... Nihan bu gece yıkayacak. Lütfen dua edin gömlek çeksin.. : ) Yoksa vicdan azabı çekerim.




Kabinlerde kıyafetleri denerken Taha "Tuvaletim geldiiii", Erdem de " Çok susadıııım." diye bızırdanmaya başlamışlardı. Kıyafetleri kolumuza taktığımız gibi bir güzel mağazadan çıkarken "dıt dıt dıt dıt" sesleriyle irkildik. "Biri yanlışlıkla ödeme yapmadan çıktı herhalde" diye içimden geçirirken Nihan'la göz göze geldik. Sonra kollarımıza baktık. Çocukların kıyafetleriii : )))))))))))) Ezile büzüle, utana kızara, bir taraftan da güle güle kasaya doğru ilerledik. Off yaa : )))




Ödemelerimizi yaptıktan sonra ben kendime daha önce beğendiğim şalı almak için başka bir mağazaya girdim. Nihan da Taha'yı tuvalete götürecekti ve tuvalette buluşacaktık.  Randevu yerimiz de tuvalet : ))) Cep telefonum bozulduğu için buluşma yeri belirlemek zorunda kaldık. Ayrıldıktan sonra Erdem "Ben de onlarla gideceğim anneee" diye mızlanınca gidebiliyorsan git dedim... Öylesinee.. Yanımda zannediyorum ama gitmiş. Taaa aldığım şeyin parasını ödedikten sonra farkettim. Demek ki Nihan'lara yetişti dedim. Sonra benim istikamet tuvalet. Ama yoklar.. Gözlerim iki beyaz üniformalı velet ve bir adet at kuyruklu uzun boylu kadın arıyor. Manyak oldum resmen... O kattaki bütün tuvaletleri sonra yemek bölümünü turladıktan sonra tekrar Koton'a gideyim bari dedim. Oradaki kızdan telefon etmeyi rica ederim, yardımcı olur herhalde diye içimden geçirirken bizimkileri koltuklarda otururken buldum. O kadar yeri boşu boşuna dolaşmış olmam umrumda değildi. Erdem'i de yanlarında görünce derin bir nefes aldım.



Sonra beraberce yemeğe gittik. Çocuklar her zamanki gibi Burger King'ten yediler. Bu arada Burger'daki çemkirik şefle de çocukların oyuncakları yüzünden Nihan'ın gazıyla biraz ağız dalaşı yaptım : ))) Ama rahatladım sinirimi ondan alınca... 



İkimiz de kumpiri sevdiğimiz ve özlediğimiz için çocukları oturtup Dome Pico'ya gittik. Bu fotoğrafı sıradaki bayandan rica ederek çektirirken yanımızda bulunan genç çiftin bize bakıp sırıttığını gördüm : ))) Çok utandımm ama Nihan'ın her fotoğraf çektirdiğimiz yerde "blog için" demesi beni öldürdü. Blog için her şey kutsaldır : )))))))) Bu arada merak edenler için söylüyorum. Eteğim Acity'deki muhteşem indirimden aldım. Aynı eteğin lacivertini aldığım fiyatın yarı fiyatına hem de... Herry'den... İndirim devam ediyor mu bilmem ama Acity süper bir outletmiş. Arkadaş haber vermese haberim olmayacak. Saatim de Congresium'daki fuardan. Hatırlamayanlar buraya tıklasın. Nihan'ın pantolonu Vero Moda, bodysi ise Koton'dan...



Yedik, içtik, sohbet ettik, saati de 9 buçuk ettikten sonra çocukların şen kahkahalarıyla evlerimizin yolunu tuttuk. Bugün de asker uğurlama günüymüş. Nihan'ı Aşti'ye bırakırken asker trafiğine takıldık. Hiç beklemiyorduk. Ankamall'de yerlerde sürünen oğlumu yıkayıp dezenfekte ettim, onca zaman geçti ayağımdaki şişlik inmiyor... Hayırlısı bakalım.






Dipnot: Yazılarımı ve bloğumu sürekli takip edebilmek için buraya tıklayarak Facebook sayfamı beğenmeniz yeterli...






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )