17 Mayıs 2013 Cuma

Beyaz Çiftin Siyahi Bebeği...

Son günlerde Türkiye gündemini daha yakından takip etme fırsatı bulabiliyorum. Nedenini biliyorsunuz : ) Bugün duyduğum bir haberle tam manasıyla şok oldum. Bu öyle bir hikaye ki, çok rahat bir gerilim sineması filmi olabilir, gişe rekorları kırar.

Olay şu ki; Türkiye'nin jet sosyetesinden Amerika'da eğitim almış bir kız yine sosyeteden bir adama aşık oluyor ve evlenmeye karar veriyorlar. Tabii onlarda klasik kına gecesi vs gibi adetler yok. Düğün gecesi bir bekarlığa veda partisi düzenliyorlar. Şarkılar, pop, caz, dans, alkol bilmem ne gırla gidiyor.. Gelin hanım alkolün de etkisiyle zenci bir dansçıyla ileri düzeyde yakınlaşıyor. Bütün bunlara rağmen nikah kıyılıyor, kısa bir süre sonra gelin hanımın bebek beklediği ortaya çıkıyor. Aile yakınları erkenden torun sahibi olmanın, bu büyük aşkın güzel bir meyvesi olacağı haberinin sevincini yaşıyorlar. 9 ay 10 gün sonra doğum sancıları başlıyor ve nur topu gibi siyahi bir bebek dünyaya geliyor. Damat kısa süreli bir şok yaşıyor tabii, gelinin de hafızası quick-motionla bir anda geriye sarıyor ve düğün gecesi yaşanan olayı hatırlıyor. Kızın ailesi kızı Amerika'ya yerleştiriyor, sonrası da bilinmiyor.

Türkiye magazin gündemi bu haberle çalkalanıyor. Bizim de zihinlerimizi bu olayın ahlaki boyutu meşgul ediyor. Şu an gerçekten yaşanan bu hadiseyi anlamlandıramıyorum. Nasıl bir yorum yapacağımı bilemiyorum. Dünyanın çivisi çıkmış mı demeliyiz, geleneklerimizden, inançlarımızdan bu denli soyutlanırsak olacağı budur mu demeliyiz, cidden yorum yapmakta zorlanıyorum.

Şu an Yaşar Nuri Öztürk canlı yayında, yine Cuma vaktinde... : ) Şahsi düşüncem günden güne bu muhteremin yüzündeki ışık azalıyor gibi geliyor. Biz fetvaları yüzü nurlu, eli tesbihli, alnı secde iziyle çukurlaşmış, ilmi bilgisine güvendiğimiz insanlardan almaz mıydık yaa... Neden değiştik? Neden böyle garip, böyle tuhaf insanlara itibar ediyoruz? Aldıkları ilahiyat eğitiminden ötürü diyebiliriz. O ve onun gibileri de netice itibariyle ilahiyat mezunu. Türk medyası da onları ekranlardan eksik etmiyor ve giderek bu tarz kişiler ve verdikleri fetvalar meşrulaştırılıyor. Ben bu yeni nesil hocaların verdiği fetvaların yeni bir din oluşturmaya yönelik olduğunu düşünüyorum. Kısacası medyatik hocaların verdiği rahatlık bizi inançlarımızdan uzaklaştırıyor, inançlarımıza yabancılaştırıyor. 

Diğer yandan kına geceleri gibi adetler, dini nikah gibi ritüeller nedense gericilik, yobazlık gibi anlaşılıyor. Kültürümüze de maalesef yabancılaştık. Bekarlığa veda partisi de nedir yahu? Evlilik ya da nikah akdinin hukuken, sosyolojik olarak, kültürel ve dini anlamda da kutsal bir müessese olduğunu okuduk biz kitaplarda. Böyle mukaddes bir kuruma adım atarken içki gibi haramın doğal karşılanması normal bir yaklaşım mı sizce? Bunu söylerken kimsenin kişisel tercihlerine atıf yapmıyorum. Bana göre herkes istediğini yapmakta özgürdür. Ancak özgürlüğü başkasının özgürlüğünü kısıtlayacağı noktaya kadardır. "İçki mi içiyorsun, iç" diyemem ben tabii ki hiç içmemesi taraftarıyım. Ama içiyorsan da bazı değerleri düşün. Sözü edilen yeni doğan o masum zenci bebeğin Türkiye'de bir özgürlüğü maalesef yok artık. Gayrimeşru bir çocuk olmanın cezasını annesinin özgürlük, ileri modernite anlayışı ve sorumsuzluğu yüzünden son nefesini verene kadar çekmeyecek mi?

Evlilik basit bir şey değil arkadaşlar... Bu konuda söylenecek çok şey var ama haddimi aşacağımdan korkuyorum. Evlilik dışı ilişkilere, evlilik dışı çocuk yapmaya bile sıcak bakan bir toplum haline geldik artık. Hukuk bile bu tarz konularla ilgili kanunlar koyar oldu. Modernizmin sınırlarını medya sayesinde fazlasıyla aştık. Avrupalıdan fazla Avrupalılaştık. Dolayısıyla buna benzer olayların yaşanması da kaçınılmaz... Benim konuyla ilgili söyleyeceklerim şimdilik bundan ibaret... Sizin yorumlarınız varsa Facebook sayfamızda üslubumuzu bozmadan, altını çizerek söylüyorum saygı çerçevesi içerisinde tartışabiliriz. 

Sevgiler...







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )