8 Mayıs 2013 Çarşamba

Gitsin Burak Kut'lar, Ozan Orhon'lar... Gelsin Justin Bieber'lar... : )

Bu yazıyı 13-18 yaş aralığındaki kız çocukları(!) ve genç kızlar için yazıyorum. Dileyen yetişkinlerin de okuma özgürlüğü var tabii : )

Son günlerde Türkiye’de bir Justin Bieber rüzgarı esiyor, çok geç haberim olsa da bu rüzgar beni de teğet geçti. Küçücük bir çocuk ama peşinden milyonları sürüklüyor. Televizyonu açsam bu çocuk, gazetede, internette, iş yerinde çocukların dilinde, her yerde… İstanbul’a konser vermeye gelmiş, İstanbul’un zaten felç olan trafiğini iyice kötürüm etmiş bacak kadar boyuyla… Türk kızlarını beğenmemiş, “Ter kokuyorlar” demiş ki buna katılmamak elde değil : ) Biraz agresifmiş, konserde sahneye oyuncak atıldı diye küsmüş, sahneyi terk etmiş, geri dönmüş. Falan filan… Çocuk denecek yaşta genç kızlar da bu velet için yanıp tutuşmuşlar. Ağlayanlar, sızlayanlar, ilan-ı aşk edenler… 



Hangi ara bunlar oldu ben anlamadım. Böyle şeyler benim gençliğimde kaldığı için ben hala genç kızlar Burak Kut, Kenan Doğulu, Tarkan, hadi bilemedin en baba Ricky Martin hayranıdırlar falan sanıyorum ama bu biberin gelmesiyle anladım ki o köprülerin altından çok sular akmış. 




Bundan 18 yıl öncesine döndüğüm zaman aslında bugünkü genç kızları birazcık anlayabiliyorum. Ama birazcık… Çünkü biz 80 kuşağı çocukları böyle hayranlık duyguları yaşadığımızda bu kadar küçük, bu kadar çocuk değildik. Babalarımızdan gizli gizli dinlerdik. Burak Kut’un posterinin verileceği Hey Girl sayısını almak için harçlığımızı artırır, o posterin verileceği günü sabırla beklerdik. Hayranı olduğumuz sanatçının boy boy fotoğraflarını gazetelerden, dergilerden keser saklardık. Söylemesi ayıptır ben Burak Kut hayranı olduğum için onun 1 santimetrekare fotoğrafını gördüğüm yeri hemen keser saklardım. Kız arkadaş grubundaki herkes Burak Kut’a aşıktı : )))) ve kimde daha çok fotoğrafı varsa Burak Kut’la evlenmeyi o hak ediyordu sanki : ))) 



Televizyonda arkadaşımızın hayranı olduğu sanatçının video klibi çıkmışsa hemen telefon açıp haber verirdik. Bütün bunları yapıyorduk evet ama babamızı da kolumuza takıp bu popçuların konserine gitmiyorduk yani : ) Böyle bir şeyi teklif dahi edemiyorduk. Gizli gizli kasetlerini alıp dinliyorduk ya da sadece ben mi böyleydim bilmiyorum. Babam sadece Barış Manço dinlememe izin verirdi. Diğer popçuları dinlediğim zaman bir dizi nasihate maruz kalırdım. Şimdi 12-13 yaşındaki küçücük kız çocuklarının Justin Bieber konserinde babalarının yanında “Justin seni yerim, sana aşığım, yanımda olsan parçalarım” gibi nidalarını görünce şaşırmadım desem yalan olur. Hem niye Justin mastin, Türk popçularının suyu mu çıktı kızlar anlamıyorum yani… İngilizcesi olan da dinliyor biberi, olmayan da… Mesela ben Ricky Martin’i dilini dişini bilmiyorum, ne anlayacağım sanki diye dinlemiyordum.
Bir de bu teen-age hayranlıklarının hiç bitmeyeceği sanılır. O dönemde bile ben yaşlansam bile Burak Kut dinleyeceğim hatta kesin onunla evleneceğim derdim : ))) O dönemde hayranı olduğum baby face çocuğun çok değil 10 yıl sonra evrim geçireceğini bilsem dilime biber sürerdim. 




Mesela bir de Ozan Orhon’u çok seviyordum. Onun sonu ise facia oldu yani hiç girmeyeyim. Fotoğraflar söyler ne demek istediğimi : )






Yani kızlar, yaşadıklarınız her ne kadar yaşınızın gereği olsa da bu işler boş, bomboş… Hiçbiriniz Justin biberle evlenip küçük sivri biberler dünyaya getiremeyeceksiniz. Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş, bir Ahmet, Mehmet ya da en fazla yaşadığınız kentin sadece takıldığı kafesinde popülaritesi olan Can, Cem veya Berk’le evleneceksiniz. Ben ablanız olarak ileride büyük hayal kırıklıkları yaşamayın, hayaller aleminde coşmayın, en gerçeğiniz olan derslerinizi aksatıp ananızı babanızı üzmeyin diye söylüyorum : )))) Sosyal mesajımızı da verdiğimize göre bu yazı burada biter:)  Öpüyorum hepinizi kızlar : )

Bu arada önümüzdeki 30 yılın ardından  uzmanlar Justin'i böyle görüyor benden söylemesi : ) 




2 yorum:

  1. tuba güvercin can8 Mayıs 2013 23:26

    Yüzümde kocaman bir gülümse oluştu bu yazıyı okurken.Gittim geldim o yıllara sanki...İlk ben dinledim o benim-hayır efendim ben daha önce gördüm diye kendimizi paraladığımız günler hey gidi günler hey :) ikimiz her ne kadar paylaşamasakta ne sana kaldı ne bana bak :Pp diyerekte çocukluğuma geri dönüyorum kısa bir süre için :)))

    YanıtlaSil
  2. Aaa evet tubacım en çok seninle paylaşamazdık Burak Kut'u : ))önce ben dinledim, yok ben keşfettim bunları unutmuşum... bu arada bloğu takip ettiğini bilmiyordum çok sevindim : )öpüyorumm

    YanıtlaSil

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )