19 Mayıs 2013 Pazar

Annemden İkea'ya, Oradan Endonezya'ya Kadar... : ))

Dün söylemiştim Pazar kahvaltısı için anneme davetli olduğumuzu ve geçtiğimiz yaz evlenen ve taaa Endonezya'dan gelen kuzenimle bu kahvaltıda buluşacağımızı... 
Düğününde gözyaşlarına boğulduğum Gülsüm'ü bu kez gülerek karşılamanın mutluluğunu yaşadım. Onun düğününü de yazdığım post blogda en çok okunanlar arasında... 
Düğününü hatırlamak isteyenler buraya tıklayabilir : )

Biz annemlere gittiğimizde kahvaltı hazır Gülsüm ve eşini bekliyorlardı. 
Onlar biraz gecikince ben de kardeşimin  muhteşem görünen anneler günü hediyesi orkidenin sizlerle paylaşmak için fotoğrafını çektim. Bloğun mu var derdin var arkadaş... Her gördüğünü fotoğraflamak istiyorsun : )) Bir süre sonra alışkanlık haline geliyor... : )





Yıllardır çiçek almayan anneciğim salonun tam ortasına koymuş çiçeğini... Biz sohbet ederken sonunda kapı çaldı ve okyanuslar aşıp gelen kuzenimle bir araya geldik. Ev oturmasından çok dışarıda gezmeyi tercih eden kuzenime kahvaltının ardından biraz oturup İkea'ya gitmeyi teklif ettim. Tabii bu fikre bayıldı. Oradan çıkınca da künefe yemeye gidecektik. 
Taa skypelarda kameralı sohbet ederken gelince seni künefeciye götüreceğim diye söz vermiştim. Ama akşama başka bir yere sözleri olduğu için bizim İkea muhabbeti yüzünden yetişmedi.



Tabii İkea'da da sizler için fotoğraf çekmeyi ihmal etmedik. Gülsüm'cüğüm blog fotoğrafçılığı yaptı :) Bu senenin renginin yeşil olduğunu söylüyorlardı. Yalan değilmiş. Yeşil yeşil koltuklar dikkatimi çekti.




Beğendiğimiz bir bölümde oturup dinlendik, sohbet ettik. 
Endonezya'nın adını bilmediğim bir kasabasından adını çok iyi bildiğim bir tatil merkezi olan  başka bir adasına taşınacaklarmış. Sumatra'ya..! 
Kaplanıyla, tsunamisiyle, volkanik dağlarıyla ünlü Sumatra'nın adını duyunca şöyle bir yutkundum. Yurt dışında yaşamaktan pek de memnun olmayan Gülsüm'e kötü kötü bakışlar attım.
 Bir tatil cennetinde yaşayacak olmasını çok kıskandım ama bu yine de orayı Gülsüm'e sevimli göstermeye yetmedi. 
Ailesini özlüyor, işte şu işin özlem kısmı olmasa uzun, harika bir balayı tatili gibi bakabilir olaya aslında... 

 


Belki de bana uzaktan davulun sesi hoş geliyor. Amaaannn yine de ben haklıyım. Bu onun için büyük bir şans... Zaten bir kaç sene sonra kalıcı olarak Türkiye'ye dönecekler. Keyfini çıkarmalı bence...
Bu arada üç bin dolar kadar bir para ayarlayabilirsem, ailecek biz de oraya tatile gideceğiz. :)))
Valla davet ettiler bir kere, icabet etmesi bizden...
Şimdilik hayal aşamasındayız ama neden gerçek olmasın??? Hayali bile güzel : ))))


Merak edenler için Sumatra Adası'ndan bir görüntü... Ada deyip geçmeyin enişte bey bu adanın Türkiye'nin yüzölçümünün üç katı kadar olduğunu söyledi...


Çok fazla hayallere kapılmadan gerçek dünyaya dönmek istiyorum : ))) 
Sumatra'dan sonra çok sıkıcı geliyor ama sizin için çektiğim tabak, çanak ve sofralar :(((




Köşe takımı alırsam, yanına, karşısına böyle tekli koltuklar almak istediğimi söyledim ama Gülsüm ve kardeşim yazlık koltuklarına benzettikleri için beğenmediler. 
Salona olmaz dediler, sanki bugün hemen alacakmışım gibi hevesimi kırdılar.




 Soldaki şamdan takımı ile uzun tepsileri çok sevdim. 
Sulu boya gibi duruyor, rulo pasta yapmak için de çok elverişli....
Bu kadar şey içinden sadece şamdan takımının fiyatını hatırlıyorum. 
Almak isteyenlerin aklında bulunsun, 30 TL




Soldaki peçetelerle su bardaklarının uyumu da çok hoştu. 
Peluş oyuncakların bulunduğu reyonla da İkea turumuzu tamamladık.




Bu süre içinde eşlerimiz Vatan Bilgisayar'da, Electro World'te filan takıldılar. 
Nazik kardeşim bize eşlik etti.
Gülsüm'le bir dahaki görüşmemiz Türkiye'de mi olur artık Endonezya'da mı bilemem : ))) 
Dua edin ikincisi olsun... : ))
Sevgiler...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )