9 Mart 2013 Cumartesi

Bloğumuzun Sıkı Takipçisi Nihan'ın Evindeyiz

Bugün bloğumuzun müdavimi, hepinizin yakından tanıdığı, sevgili arkadaşım Nihan'ın evindeydik. Geçirdiğim berbat haftadan sonra bu ziyaret bana çok iyi geldi. Artık blogda kişilerin isimlerini vermek istemiyorum ama Nihan'ı önceden iyi tanıdığınız için artık yapacak bir şey yok. Diğer misafirler erkenden gelmiş. En son ben gittim. Assolist olduğumdan değil, Cumartesi'leri de çalıştığım için mecburen geç kaldım. O kadar geç gittim ki yemekler yenmiş, sınıf öğretmenimiz çoktan evine dönmüştü bile... Bir elimde telefon bir elimde direksiyon, eşimin tarifiyle elimle koymuş gibi buldum evi. Onun da hiç gitmediği ve hiç bilmediği bir evi bana telefonda Google Maps üzerinden tarif etmesi ayrı bir olaydı. : ) Navigasyon cihazı gibi bir eşim var maşallah : ) Bir hatıra fotoğrafı ile başlayalım. İsim vermeden nasıl tanıtacağımı bilmiyorum ama en sağdan başlayalım. 3. sınıf öğretmeni, yanındaki yeni ana sınıfı öğretmenlerinden, tam ortadaki ben, mavili ev sahibemiz Nihan, telefonda çekilen diğer fotoğraflara bakan da canımızın içi 4. sınıf öğretmeni... : )



Ben beni çekeni çekmeyi çok severim : ) 3. sınıf öğretmeni bizi çekerken...  Telefonun flashı biraz daha büyük yansaymış yüzüne pırıltı koymaya gerek kalmayacakmış.



Taha'yı da biliyorsunuz. Daha önce şurada, yeni nesil oyuncaklarla ilgili yazdığım postta söz etmiştim. Erdem'in sınıf arkadaşı ve Nihan'ın oğlu... Bu sıralar ikisinin araları bozuktu. Bu ziyareti biraz da onların arasındaki buzlar erisin diye gerçekleştirdik. Bu da Nihan'ın lafı... : ) Taha'ya böyle söylemiş. O da yavrum bu deyimi anlamadığından "Aramızda buz mu vardı bizim Erdem'le?" diye sormuş : )) Sessizce kapıdan baktım. Ne oyun ne başka bir şey... İki büyük koca adam gibi yatağa uzanmış, sohbet ediyorlardı. İnşallah dostlukları hep böyle devam eder. Ha bu arada bu Taha'ya hediye bir oyuncak almıştık. Erdem, bundan Taha'da var dediği halde ben inanmamıştım. Gerçekten de varmış, keşke çocuğumu dinleseymişim. Neyse artık ikisiyle yanyana oynar Tahacık... Bir dahaki sefere daha güzel oyuncaklar alırım ben ona...


Bunlar da Nihan'ın bizim için yaptığı birbirinden güzel mamalar... Az önce de söylediğim gibi benim bu hafta boyunca moralim çok bozuktu. Bloğa hiç yazı yazamamamdan anlamışsınızdır belki... Günlerdir adaçayından başka bir şey doğru dürüst mideme girmemişti. Ama bugün depresyon diyetimi bozdum. En geç ben geldiğim için masanın ilk halini göremedim. Masanın önceki halinin fotoğrafı arkadaşlara ait. Ben çekseydim şu resmi, bu güzel pasta börekleri net bir şekilde görürdünüz ahh ahhh neyse : ))) Masada gördüğünüz tiramisu benim için yapılmıştı. En çok ondan yedim. Tavuklu mısırlı salata çok güzeldi ve tabi ki yaprak sarması ve un kurabiyesi mükemmeldi. Diğer çeşit çeşit böreklerden yiyemedim. Önceliği sevdiğim şeyler aldı ve diğerlerine yer kalmadı. Masada gördüğünüz her şeyi Nihan kendisi yapmış. Kokoş bir kadının bu kadar güzel şeyler yapmasına şaşırdım ve kendisini takdir ettim : ) Ellerine sağlık Nihan'cığım... İnşallah güzel yemeklerinden bir kez daha yemek nasip olur bize :)



Yemekten sonra çekilen bir hatıra fotoğrafı daha... Ben niye muhtar gibi hep ortadayım bilemiyorum : ) Yukarıdaki fotoğrafta görmediğiniz İngilizce öğretmenimizi bu fotoğrafta benim sağımda görüyorsunuz. Diğer arkadaşlar erkenden çıktı. Ben geç geldiğim için biraz daha oturdum. İngilizce öğretmeni de benim evime yakın oturduğundan beraber geldik. Yolculuğumuz bir saat sürdü. Ziya Gökalp Caddesi yönünden Kızılay'a gelirken Atatürk Bulvarı'ndan sola dönüş olmadığını bilmiyordum. Sağdan gelen arabalar üzerime üzerime sürüyorlardı sanki... : ) Polis beni sağa çekti, pencereden mini bir ifade verdim. : ) "Ben burdan sola dönülmeyeceğini bilmiyordum memur bey" dedim. Benim gerçekten sola dönüş olmadığını bilmediğimi korku dolu bakışlarımdan anladı ve "Peki hanımefendi bir daha dikkat edin." gibi bir şeyler dedi. "Ben nasıl Dikmen Caddesi'ne çıkabilirim?" diye bir de polise yol tarif ettirdim. Adamcağız 2 defa anlattı ama ben pek anlamadım. Allah'tan yanımdaki İngilizce öğretmeni arkadaşım Beşevler tarafındaki yolu biliyormuş. Onun tarifiyle evimizin yolunu bulduk çok şükür. : )) Memur beye buradan tekrar saygılarımı iletiyorum : ))


 Erdem'in objektifinden bir kare...


Nihan'ın evindeki en ilgi çekici detay benim için buydu. Antredeki National Geographic'e ait dev dünya haritası... Eşinin bu tarz  şeylere ilgisi olduğunu öğrendik. Nihan'ın şıklığının da farkındasınız ve pek çoğunuz saks mavisi bluzunu merak ediyorsunuz. Koton'dan... Fiyatını da söyledi ama unuttum. Taytı da Büşbüş'den : ))) Büşbüş eski bir çalışan arkadaş... Kaliteli çamaşırlar, bodyler ve bluzlar vs satıyor. Ben de body almıştım ondan... Büşbüş'ün de reklamını yaptık ya burada... İnanamıyorum : )))


Nihan'ın ev botları diğer fotoğraflarda da dikkatinizi çekmiştir diye düşünüyorum. Koskoca bir çocuk anası kadın gayet spor giyiniyor, giydiklerini de kendisine yakıştırıyor efendim : ) Avon'a ait botların fiyatını sizler için öğrendim. 22 Türk Lirası : ) Bu arada Nihan Avon satışı da yapıyor, daha önceki postlarda bunu da defaatle söylemiştim.


 Herkes gitti ve İngilizce öğretmeniyle ben kaldım. Nescafe ve renkli şekerler eşliğinde yapılan 3 kişilik sohbet, dertler, kahkahalar... Şekerleri İngilizce öğretmeniyle paylaşamadık. : ) En çok ben yedim. Ama ne yapıyım renkleri çok cezbediciydi : )


Bu fotoğraftaki amaç konsolun üzerindeki Nihan'ın çeyizlik vazolarını size göstermekti. Madem ayna var siz de ordan bir bakın bari dedim : )) Güzel bir fotoğraf oldu. Zaten bit kadar görünen Nihan'ın bu fotoğrafa bakıp "Ayy şişman mı çıkmışım ne" demesine şakayla karışık biraz kızdım.: )) Ah biz kadınlar, acayip şeyleriz : )


Bu da son karemiz... Evden çıkarken gördüğüm dört bir yanı fotoğraflar, süsler, incik boncuklarla kaplı olan buzdolabını görün ve artık bu post burada bitsin. 


Her şey çok güzeldi. Keyifli bir gün  ve keyifle hazırladığım bir post oldu. Umarım siz de okurken aynı keyfi yaşamışsınızdır. Nihan'a tekrar teşekkür ediyorum.

Herkese iyi tatiller...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )