16 Mart 2013 Cumartesi

Ana-Oğul Kızılay'dayız : )

Cumartesi'leri yarım gün çalışıyorum. Bazılarının tüy köklerine dokunsa da saat 14.00'da okulu terk ediyorum : ) Erdem'in okuma kitapları azaldı ve haftalardır Dede Korkut hikayeleri okumaktan bıktı. Piyano kulübü için de piyano kitabı alacaktık. Öğretmeni Dost Kitabevi'nde var dedi. Biz de Cumartesi'mizin kalan yarısını Kızılay'da geçirdik.

Erdem'e çok güzel kitaplar bana da çok şirin kolyeler aldık. Bu dört adet daireden oluşan kolyem Koton'dan... Hemen bunu gösterip asıl hikayeye geçmek istiyorum : )



 Önce Dost'a gittik. Şu AVM'ler açıldı açılalı, Kızılay'a yılda bir defa mecburiyetten gidiyorum. Her seferinde çok özlediğimi hissediyorum. Üniversite yıllarım... Yüksel Caddesi, Karanfil Sokak, Sakarya Caddesi ve kır pidecileri vs...



Duygusallaşmadan Dost Kitabevi'ne girdik. Öğretmenin istediği Learning To Play Piano isimli kitabı 30 TL olduğu için almadım. Sanki çocuk piyano virtüözü olacakmış gibi ve okulların kapanmasına iki ay kala bu kitabı almak istemedim ve sırf kitap pahalı olduğu için Erdem piyano kulübünü bırakıyor. Açıkçası çok fuzuli geldi. : ) Piyano öğretmenimiz kızmaz inşallah bize :D

Bu kitabın yerine okuması için  30 TL tutarında çeşit çeşit hikaye kitapları aldık. Bir kısmını Dost'tan bir kısmını da Sakarya'daki Akçağ Kitabevi'nden aldık. Erdem Allah ve Peygamberimiz ile ilgili kitapları çok seviyor. Abartmıyorum, o tür kitapları okurken gözleri doluyor, bazen ağlıyor, kitapları öpüyor.

Değerler eğitimi kitaplarının dışında Garfield gibi kitaplar da aldı. Tamamen kendi seçimine bıraktım. Kitapçılardaki masalara oturup birer birer ayıkladı bebeğim benim. Sonra da güzel oyuncakları olan Burger King'i bulmak için tüm Kızılay'ı turladık. Tam 4 ayrı Mc Donalds ve Burger King gezdik.




Ben çok kolye kullanmazdım. Çok değil, hiç kullanmazdım. Çok sevdiğim bir arkadaşımın boynunda bu küp kolyeyi görene kadar : ))

O kadar çok beğenmiştim ki canım arkadaşım Zahide boynundan çıkarıp boynuma taktı. Takış o takış patladı gitti : ))))) O gün bugündür kolye takıyorum. Kendime yeni yeni kolyeler alıyorum : )


Artık büyüdüğümün farkına vardım ve bir kadın olarak kolye takma ihtiyacı hissettim. Kolye bana hep kendimi yaşlı hissettiren bir takı olmuştu. Kendime yakıştıramazdım. Belki de bu yüzden uzak duruyordum. Bu küp kolye öyle değildi, Zahide'ye nereden aldığını sordum. Koton'danmış. 

O günden beri bir türlü böyle güzel kolyeler görmemiştim Koton'da. Bugün önünden geçerken aklıma geldi. Girdik ve birbirinden güzel onlarca çeşit tam bana uygun kolyeler vardı.

Çiçekli fiyonk formundaki bu kolyeye bittim. Bahar gibiydi. Bir bunu, bir de yazının başındaki 4 daireli kolyeyi aldım.

Çiçekli Fiyonk Kolye --- Olé By Koton --- 19.79 TL
Yukarıdaki 4 Daireli Kolye --- Koton Accessories --- 21.99 TL



 Biraz daha yakından bakalım mı?


 


Sevgililer Günü için Congresium'daki Sevgililer Günü Hediyelik Eşya Fuarı'na gittiğimden ve oradan aldıklarımdan bu yazıda bahsetmiştim. O fuardan da kolyeler almıştım.

Zamanla kolyelerim birikti ve bunları koyacak yer bulamadım. Takı kutumun içinde birbirlerine giriyorlardı. Eşimin kendisi için internetten aldığı elbise askılarından birine el koydum. Onu tuvalet aynama takıp kolye askısı yaptım. Nasıl? Bence sanki elbise için değil, kolye için tasarlanmış. Sizce de öyle değil mi? Hiçbiri birbirine karışmıyor. Tavsiye ederim hepinize.



Ütüsü bozulmasın diye perdeye tutturduğum eşarplarım da görünmüş fotoğrafta.  Çekmecede çok kırışıyorlar. Bana da yapacak başka bir şey kalmıyor. Hepinize mutlu hafta sonları...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )