11 Şubat 2013 Pazartesi

Congresium Sevgililer Günü Hediyelik Eşya Fuarı

Bu hafta sonunu çok dolu geçirdik. Kendimi oradan oraya zıplayan bir çekirge gibi hissettim. Cumartesi akşamı uzak mı yakın mı olduğuna karar veremediğim bir akrabamızı ziyarete ve yeni evlerini görmeye gittik. Bir iki güne kadar klasik mobilya ve klasik dekorasyondan hoşlananlar için bu evin muhteşem fotoğraflarıyla detaylı bir post hazırlayacağım. Ondan önce 14 Şubat gelmeden işinize yaraması için Congresium Ankara'da düzenlenen Sevgililer Günü Hediyelik Eşya Fuarı'ndan söz etmek istedim. Evlilik yıldönümü, tanışma yıldönümü, nişan yıldönümü, kendi aramızda taktığımız yüzüğün yıldönümü gibi tonla yıldönümümüz olduğu için Sevgililer Günü'nü kutlamasak da Pazar günümüzün tamamını Congresium'da geçirdik. Hediyelik eşya fuarlarını gezmeye beni babam alıştırdı. Bekarken hepsine götürürdü, hiçbirini kaçırmazdık. Evlendikten sonra da fuar gezme adetim tek farkla aynen devam etti. Artık fuarlarda parayı babam değil eşim ve ben harcıyoruz. : ) Anılarımı boş verip hemen ayrıntılara geçiyorum : )

Yukarıdaki gördüğünüz kolyeler belki de en pahalı standda satılıyor. Bir tanesini beğendim 260 TL dedi ve ışık hızıyla buradan uzaklaştık. Afganlar ve Türkmenler satıyor. Gerçek yakut, safir vs olduğunu söylüyorlar ama ben buna tabii inanamıyorum : )
Erdem harfli vagonlarla oluşturulan trenden aldı. Çinlilerin standı burası... Treni kendiniz tasarlıyorsunuz. Erdem ismini taşıyan trenin vagonlarına Türk bayrağı, bir GS bayrağı bir de gülen surat ekledi. Her vagon 1 TL... Sağda ve soldaki fotoğraflarda görebilirsiniz.



Bol bol takı satılıyor fuarda. Pahalı olanları sadece denemekle yetindim. Diğerlerini acımadan aldım. İş yerinde çayım hemen bittiği için kendime kocaman bir bardak aldım. Üzerine üçümüzün adını yazdırdım. Yazılar ve bardak 10 TL.


Bu saatlerde uzun zamandır gözüm vardı. Özellikle Nişantaşı'nda her gördüğümde içim gidiyordu. Kısmet burayaymış. Çantama uygun olsun diye benimki taba rengi... Satıcı bayan delik açtırmaya götürdüğü için bu fotoğrafta saatim bulunamadı maalesef... Fiyatı 15 TL idi başka standda 10 liraya da görünce biraz üzüldüm ama Kenya standına gittiğimde acım biraz hafifledi.  Bu arada aynı standdan kolyeler de aldım ama fotoğrafı yok : )

İşte burası da Kenya standı. Ürünlerin tamamı buffalo boynuzundan yapılmış. Satıcı kız çok sempatikti, o yüzden buradan bileklik ve yüzük aldım. Herkes pırlanta yüzük takarken ben parmağımda buffalo boynuzu taşıyorum dikkatinizi çekerim. Kadere boyun eğiyorum her zamanki gibi : )  Ben yüzükleri denerken kızcağızın bir alacaklısı geldi. Adam bir şeyler anlatmaya çalıştı ama kızın Türkçesi çok kötüydü, bir şey anlamadı.


Fuarı sakin sakin gezerken bir de ne göreyim. KÜNEFE. Hem de özendire özendire yazmışlar. Antakya künefesi diye. Minik masalarda insanlar oturmuş peynirini sündüre sündüre yiyorlardı. Eşim, kendisine attığım acındıran bakışlardan sonra  hemen künefe sırasına girdi. Tek ortak noktamızın künefe olduğundan şu yazıda bahsetmiştik : )


Künefe sırasında beklerken kara kara bir şeyler gördüm. Yine Antakya yöresine ait ceviz tatlısıyla tanışın.  Ben bilmediği tatları denemeye uzak bir kişi olarak tadına bakamadığım için yorum yapamayacağım.

 Burada da beni gergin ama sakin bir şekilde künefeyi beklerken görüyorsunuz. : ) Fotoğrafta kendimi çok beğendim. Erdem çekti dememe gerek yok herhalde. Annesine çekmiş yavrucuğum : ) Çok beğeniyorum fotoğraflarını. Üzerimdeki şalı çok soran oldu. Geçenlerde beni on ikiden vuran indirimi hatırlıyorsunuz, burada uzun uzadıya bahsetmiştim. Park Bravo'da sezonda 44 lira olan şalımı 22 liraya aldım. Pudra, kahve, siyah ve kemik renkleri de mevcut. Kemanlı eşarbım eşimin hediyesi... W Collection.. Kabara'dan...

 10 dakika sonra gelen künefelerimiz... Son zamanlarda bloğumuz künefe fotoğraflarından geçilmiyor. Koleksiyon mu yapsam ne : ) En çok Konyalı Hacı Usta'nın künefesini beğeniyordum ama bunun tadı bambaşkaydı. Dilimler bana göre çok büyüktü, yarısını yiyebildim, kalanını paket yaptırdım. Bilginiz olsun böyle durumlarda künefeyi buzdolabına koyun, 1 gün sonra mikrodalgada ısıtıp yiyebilirsiniz.

 Fuar gerçekten çok güzeldi. Fotoğraflayamadığım birkaç parça daha aldım. Erdem'in koku hassasiyeti ve mide bulantısı yüzünden yöresel ürünler bölümünden hiçbirşeyi size gösteremedim. Aldıklarımı da alelacele yangından mal kaçırır gibi aldık. Zira çocuk orta yere mideyi boşaltacak gibi öğğğ öğğğğ diye bağırdı durdu. İnsan her standdan bir şey almak istiyor. Parasını harcayacak yer bulamayanlar gitsin. Ahh bende olsaydı neler almazdım ki...

Aldıklarım;
2 kolye
3 bileklik
1 bileklik daha..
3 yüzük ( 2 si buffalo boynuzundan biri pirinçten ahahha : )
Gül suyu
Gül lokumu
İzmit pişmaniyesi. ( Yapılışını video çekerek görüntüledim. Paylaşacağım )
Mikrofiber vileda : )
Dut şurubu ( kansızlığa ve ağız yaralarına, aftlara çok iyi geliyor)
Cüzdan
Oyuncak
Yazılı bardak
Şimşir yemek pişirme kaşığı ( Hepsi çatlamış, hatta kırılmıştı. Çatlakları hemen atın, çatlak aralarında kanserojen etkili deterjan artıkları birikiyormuş )
Çiçek toprağı

Alamadıklarım :(
Yakutlu zümrütlü yüzük 40 TL
Lapis lazuli kolye 260 TL
Dertsiz masa örtüsü ( Leke tutmadığı için dertsiz deniyormuş bunu yeni öğrendim : ))) ( 120 TL)
Kapı süsü 20 TL
Çekmeceli takı kutusu 40 TL
Naylon poşet kutusu 40 TL
Biber salçası : )
Ceket 160 TL
Himalaya tuzlu lamba 50 TL
Onlarca ıvır zıvır

Yine de aldıklarım için çok mutluyum. Alamadıklarımsa bir başka fuara kaldı : ) Fuar 14 Şubat'a kadar ATO Congresium'da devam edecekmiş. Girişler kişi başı 2 TL. İyi gezmeler, iyi alışverişler...

***Sevgililer günü fuarında neden tereyağı, biber salçası, şimşir kaşık, kurutmalık patlıcan dolması gibi midenin en alaturka bölümüne yönelik yiyecekler satılır buna da anlam veremiyorum. Adamın sevgilisine 1 kilo hakiki dut pekmezi alacak hali yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )