30 Eylül 2012 Pazar

Bir Carnavale Akşamı...





Dikmen ve civarında ikamet edenler iyi bilir Carnavale Pastanesi’ni…  Ben de yıllardır bu civarda oturan biri olarak Carnavale’ı  vasat bir pastane olarak bilir, açmamı, poğaçamı oradan alırdım. Eşim, arkadaşı Evren, Erdem ve ben eve dönerken Evren akşam yemeği yiyeceğini söyledi. Carnavale onun uğrak mekânıymış. Sabah kahvaltısını, akşam yemeğini sürekli burada yermiş. Biz de evde yemek olmamasını ve ne kadar yorgun olduğumuzu : ) bahane ederek Evren’e takıldık.



Benim açma ve poğaçadan başka karın doyuracak bir şey olmadığını düşündüğüm pastanede, pastanenin fahri sahibi Evren Bey bize menüyü gösterdi ve önerilerde bulundu. Erdem kıymalı gözleme istedik. Bana köri soslu tavuk, Nuh’a ızgara köfte, Evren’e de tavuklu krep söyledik.  Servis biraz gecikse de beklediğimize değdi. Karınlar doydu ve sohbet, muhabbet uzadı gitti.




Başka neler mi oldu? Erdem dondurma istedi, çeşitli krizler yaşandı. O anda Evren’in çocukluk hikâyeleri dinlendi.  Evren abisi, sırf Erdem her renkten istiyorum diye kuzuya koca bir külah dondurma aldı. Erdem’le Evren iyi anlaşıyorlar, daha doğrusu Evren çocukları seviyor. Erdem’i ayaklarından tutup salladı.



Nuh bir ara eve gidip bilgisayarımı getirdi. Ben vınn ın nasıl çalıştığını öğrendim : )))) Evren bir ara içtiği asitli içeceğin kutusunu ısırdı, kutu sadece dişlerle basbayağı form değiştirdi. Sonra da bunu sanki o yapmamış gibi öylece devam etti. Yani bunu söyledik diye kutuyu ısırdıktan sonra vahşi davranışlar beklemiyorduk tabii : ) Iphone modelleri, insanların neden bu telefona gereksinim duydukları, arabalar ve özellikleri üzerine konuşuldu.



Az kalsın dosya masrafını unutuyordum.  Yemekten önce galeriye araba bakmaya gitmiştik, ben dosya masrafı yüzünden keskin bir U çizince akşam boyu dosya masrafı esprisi yapıldı. : )


İşte böyle bir akşamdı. Görüşmek üzere...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )