1 Eylül 2012 Cumartesi

Ankara'nın Huzur Merkezi; Hamamönü...

Fotoğrafları büyük boyutuyla görüntülemek için üzerine tıklayın!


Ramazan ayı içerisinde iftar için eşimle gittik Hamamönü’ne. Altındağ Belediyesi’ne bağlı bir mahalle… Belediye tarafından restore edilmiş, ben diyim Beypazarı, siz diyin Safranbolu evleri… Ankara’nın tam göbeği ama burada kendinizi başkentten kilometrelerce uzakta gibi hissediyorsunuz.


Trafiğe kapalı, sokakları çiçeklerle bezenmiş, “keşke şu saksıdaki çiçek olsaydım” diye içinizden geçirip, tarihe yolculuk yapabileceğiniz kocaman bir alan… Kafeler, restoranlar, mağazalar, sergiciler, çerçiciler, falcılar, niyetçiler, sazlar, sözler ve canlı müzik : )

İşte o güzelim sokaklar...


Hımm gelelim yemeklere… Öncelikle kafe tarzı mekânların daha fazla olduğunu söylemeliyim. Kallavi yemek yiyebileceğiniz restoran ya da kebapçı sayısı üç, bilemediniz dört… Kuzey özlemi çekenler için Karadeniz yemekleri yapan bir iki restoran da gördüm. : ) Biz Ramazan’da gittiğimiz ve son anda iftara yetiştiğimiz için maalesef mekân seçimi gibi bir lüksümüz olamadı : ) Geyik Cafe isimli bir mekânda boş masa bulabildik. Sevgili eşim porsiyonları çok az bulduğunu söyleyerek burayı eleştirdi. : )

İftara 15 dakika kala su özlemim : )


Mercimek çorbası güzel, iskender kebap vasat, servis ise gecikmenin ötesinde bir şeydi. Ezan okunduktan 15 dakika sonra çorbalarımızı içebildik. Çorbayı içtikten yarım saat sonra da kebabımız geldi. : ) Açıkçası genel itibariyle yemekleri güzel bulduğumu ben de söyleyemem. Ama gelin görün ki; yemek sonrası duymaya başladığımız gitar sesleriyle başlayan canlı müzik bana bütün bu olumsuzlukları unutturdu : )  Ama ben yine de Ramazan ayında iftarınızı başka bir yerde yapıp Hamamönü’ne kahve içmeye gelmenizi tavsiye ederim. : )


TV8 Erkan Tan'ın İftar Programı çekiliyordu. Zekai Tunca'dan canlı Makber'i dinledik. Enfesti.


Hamamönü’ne gidin! Ne zaman insanlardan kaçmak isterseniz, ne zaman gürültüden, politikadan, ev sahibinizden, bürokrasiden, patronunuzdan, paradan, trafikten kaçmak isterseniz, ne zaman kendinizden kaçmak isterseniz; Hamamönü’e gidin ve kalbinizi huzurla doldurup, şehrin kalabalığına döndüğünüzde başlayacak olan yeni sorunlarla baş edebilmesi için onu deşarj edin : )


Çorbayı bekleyemeyen Nuh'un tereyağına gömülüşü : )



Çaylar ve canlı müzik...



Beypazarı'ndan erişteler, tarhanalar...




Bugünlük de bu kadar. Sevgiler...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yukarıdaki yazıyla ilgili yorumunuzu alayım : )